Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Şûrâ 35. ayet

Kur'an · 42. sûre: Şûrâ · 35. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

42/35

وَيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَٰتِنَا مَا لَهُم مِّن مَّحِيصٍ

Ve ya'leme'llezîne yücâdilûne fî âyâtinâ mâ lehum min mahîs

"Ve ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler."

يُجَٰدِلُون — kök ج-د-ل

Cedel — tartışmak, çekişmek. Kökün somut anlamı dikkat çekicidir: cedele'l-hablipi sıkıca bükmek, örmek. Cedîl — sağlam bükülmüş ip.

Dilcilerin kaydettiği geçiş şudur: tartışan iki taraf, birbirinin sözünü bükerek örer; her biri kendi tarafına çeker. Yani kelime, bir ip çekişmesi resmi taşıyor.

Ve mufâale kalıbı (cidâl) karşılıklılığı bildiriyor — tek taraflı bir konuşma değil.

Kök on sekizinci ayetteki yümârûn ile yakın anlamdadır ve ikisi sûrede aynı işi görüyor:

AyetKelimeKonuKökün resmi
18yümârûne fi's-sâaSaatSağmak — söz çekip çıkarmak
35yücâdilûne fî âyâtinâAyetlerBükmek — ip çekişmesi

İki kelime de "tartışmak" diye çevrilir ama farklı resimler taşır. Bu, doğrulanabilir bir dil olgusudur.

مَحِيص — kök ح-ي-ص

Hays — bir şeyden yan çizerek kaçmak, sıyrılmak. Mahîs — kaçılacak yer.

Kelime Kāf'de Kāf sûresinin fâsıla dizisinde geçmişti (hel min mahîs, 50/36) ve orada tarihî toplulukların kaçış aradığı bağlamda kullanılıyordu.

Buradaki kullanımın farkı: orada geçmişteki topluluklar, burada tartışanlar. Ve ortak nokta, kelimenin bir kaçış kelimesi olmasıdır.

Bir gramer nüktesi

Ve ya'leme kelimesi mansûb gelmiştir ve bu, gramercilerin üzerinde durduğu bir noktadır. Nakledilen izahlar:

İzahNe der
1Gizli bir en ile mansûb: "…ve bilsinler diye" — bir amaç cümlesi
2Öncesindeki cevap cümlesine atfedilmiştir

Anlam her iki durumda da yakındır: bilme, önceki iki ihtimalin (durma ve batma) amacı ya da sonucu olarak konuyor.


Şûrâ sûresinin tamamı