وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ
Kök Felak ve Nâs'de geniş olarak işlendi (eûzü kalıbı üzerinden), ayrıca Cin ve Nûh'de geçti. Tekrarlamıyorum. Özeti: avz — bir tehlikeden korunmak için sağlam bir yere yanaşmak, sığınmak.
| Kalıp | Nerede | Ne bildiriyor |
|---|---|---|
| Eûzü (muzâri) | Felak 113/1, Nâs 114/1 | Sürekli, tekrarlanan sığınma |
| Uztü (mâzî) | Duhân 44/20 | Yapılmış, bitmiş bir sığınma |
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: cümle bir dua değil, bir bildirimdir. Elçi "sığınıyorum" demiyor; "sığındım" diyor — yani tehdit gelmeden önce tedbir alınmış.
Ve bu, konuşmanın tonunu belirliyor: tehdit edilme ihtimali karşısında panik yok, tamamlanmış bir hazırlık var.
| Ayet | İfade | Kim söylüyor |
|---|---|---|
| 8 | rabbüküm ve rabbü âbâikümü'l-evvelîn | Metin — Mekke'ye |
| 20 | bi-rabbî ve rabbiküm | Mûsâ — Firavun hanedanına |
Kendi okumam olarak kaydediyorum: elçi, kendisini tehdit edenlerden onların da Rabbi olana sığınıyor. Yani sığınılan makam, karşı tarafa da ait olan makamdır. Bu, tehdidi bir "bizim tanrımız sizinkinden güçlü" yarışına çevirmeyi baştan engelliyor.
- رَجْم — taşlamak, taşla öldürmek.
- رَجْم بِالغَيْب — bilmeden atmak, karanlığa taş atar gibi konuşmak. Kur'an bunu kullanır: "görmedikleri şey hakkında atıp tutarak" (Kehf 18/22).
- رَجِيم — taşlanmış, kovulmuş.
- Ve dilciler bir dal daha kaydeder: sövmek, ağır söz söylemek — "taş atar gibi söz atmak".
| Okuma | Anlam | Gerekçe |
|---|---|---|
| Taşla öldürmek | Fiilî bir öldürme tehdidi | Kökün asıl ve en yaygın anlamı |
| Sövmek, hakaret | Sözle saldırı | Kökün mecazî dalı; ve bir sonraki ayet (fa'tezilûni) fiilî saldırıdan çok bir ilişkiyi kesmeyi istiyor |
Ve fiilin sonundaki yânın düşmesi (tercumûni, tercumûnî değil) kaydedilmeli: Arapçada ayet sonlarında bu düşme yaygındır ve fâsılayı korur. Kāf'de vaîd kelimesi için aynı olgu kaydedilmişti. Bir sonraki ayette de aynı düşme var: fa'tezilûni.