Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Mâide 64. ayet

Kur'an · 5. sûre: Mâide · 64. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

5/64

وَقَالَتِ ٱلْيَهُودُ يَدُ ٱللَّهِ مَغْلُولَةٌ ۚ غُلَّتْ أَيْدِيهِمْ وَلُعِنُوا۟ بِمَا قَالُوا۟ ۘ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِ يُنفِقُ كَيْفَ يَشَآءُ

"'Allah'ın eli bağlıdır' dediler. Kendi elleri bağlandı ve söyledikleri yüzünden lânetlendiler. Hayır, O'nun iki eli de açıktır; dilediği gibi verir."

Nakledilen bir söz

STYLE gereği kaydedilmelidir: ayet, bir topluluğa vasıf yüklemiyor; söylenmiş bir sözü naklediyor ve o söze cevap veriyor. Cümlenin öznesi kālettir — bir fiil.

غ-ل-ل kökü: boyna ya da ele geçirilen halka, kelepçe; sıkıca bağlamak. Ğull — bukağı.

Dilciler yedin bağlı olmasını Arap dilinde cimrilik için kullanılan yerleşik bir deyim olarak kaydeder — ve aynı deyim İsrâ 17/29'da öğüt olarak geçer: ve lâ tec'al yedeke mağlûleten ilâ unukıke ve lâ tebsuthâ külle'l-bast. Orada işlendi; oraya dayanıyorum.

Yani itiraz, ilahî cömertliğin kesildiği iddiasıdır.

بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِ

Cevap, aynı deyimi tersine çeviriyor — ve tesniye (ikil) kalıbıyla veriyor: yedâhu.

Müteşâbih ifadeler konusunda bu tefsirin tutumu STYLE'da belirlenmiştir ve burada da uygulanır: keyfiyet tartışmasına girilmiyor. Selef çizgisinde "olduğu gibi kabul, keyfiyeti Allah'a havale" tutumu ile te'vil çizgisinde "kudret ve cömertlikten kinaye" okuması klasik tefsirde yan yana bulunur; tercih yapılmıyor.

Ancak dil düzeyinde şu kaydedilebilir: cümle, muhatabın kullandığı deyimin içinden cevap veriyor — bağlı ele karşı açık el. Ve yünfiku keyfe yeşâ' ile deyimin anlamı açıkça söyleniyor: veriş.

وَأَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ ٱلْعَدَٰوَةَ وَٱلْبَغْضَآءَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ

Aynı cümle bu sûrede iki kez geçer — 5/14'te başka bir topluluk için de söylenmişti. Ve bu tekrar metinden doğrulanabilir.

Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: ayet, dışarıdan gelen bir cezayı değil, iç bölünmeyi karşılık olarak anıyor.

كُلَّمَآ أَوْقَدُوا۟ نَارًا لِّلْحَرْبِ أَطْفَأَهَا ٱللَّهُkülle-mâ: her seferinde. Süreklilik bildiren bir kalıp.

Ve yine kayıt: ve le-yezîdenne kesîran minhüm — "onlardan çoğunun". Tamamı denmiyor; sûre bu kaydı ısrarla sürdürüyor (5/62, 5/64, 5/66, 5/71'de kesîr; 5/66'da ümmetün muktesıde).


Bu bölümde çözümlenen kökler

غ-ل-ل

Mâide sûresinin tamamı