كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ
Bu ayet sûrenin yapısındaki en dikkat çekici tercihtir ve yukarıda tablo halinde vermiştim: ceza nakaratı, kıssanın sonuna değil başına konmuş.
Öteki üç kıssada sıra şudur: kavim adı → suç → ceza → nakarat. Burada sıra şudur: kavim adı → nakarat → ceza tasviri → nakarat.
`` 18 كذبت عاد فكيف كان عذابي ونذر 19 إنا أرسلنا عليهم ريحا صرصرا في يوم نحس مستمر 20 تنزع الناس كأنهم أعجاز نخل منقعر 21 فكيف كان عذابي ونذر ``
Kendi okumam olarak kaydediyorum: bu kuruluş, on dokuz ve yirminci ayetleri bir parantez içine alıyor. Soru sorulup cevap veriliyor, sonra soru tekrar soruluyor. Yani okuyucu tasviri, iki kez sorulmuş bir sorunun cevabı olarak okuyor.
Ve bu, Âd kıssasının en kısa kıssa olmasıyla ilgilidir. Üç ayetlik bir anlatının kaybolmaması için çerçevelenmiş olabilir. Bu son cümle bir tahmindir ve öyle sunuyorum.
Âd kavmi ve İrem, Fecr'de ayrıntılı işlendi: kavmin nerede yaşadığı, zâtü'l-imâd tabirinin anlamı, hakkındaki ihtilaflar ve tarihî arka plan orada verildi. Hâkka'de ise Âd'ın helâki ayrıntılı ele alındı: rîhin tekil gelmesi, sarsar, âtiye, husûmâ, sar'â, a'câzü nahlin hâviye.
Hâkka bölümünde şu tespit kaydedilmişti ve burada da geçerlidir: Fecr Âd'ı yaptıklarıyla anıyordu, Hâkka başlarına gelenle. Kamer ise üçüncü bir şey yapıyor: ne yaptıklarını da ne inşa ettiklerini de anmıyor. Kamer'de Âd'ın tek fiili vardır: kezzebet — yalanladı.
| Sûre | Âd nasıl anılıyor |
|---|---|
| Fecr 89/6-8 | Yaptıklarıyla — direkler, benzeri yaratılmamış yapılar |
| Hâkka 69/6-7 | Başlarına gelenle — rüzgâr, yedi gece sekiz gün, yere serilenler |
| Kamer 54/18-20 | Tek fiille — yalanladılar |
Üç sûre, aynı kavmin üç ayrı yüzünü alıyor. Ve Kamer'in aldığı yüz, bu sûrenin listesine uygun olandır: sûre kavimleri ortak fiilleriyle listeliyor.