Tafsir LabUsulGitHubEnglish

En'âm 39-41. ayetler

Kur'an · 6. sûre: En'âm · 39-41. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

6/39-41

وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ … قُلْ أَرَءَيْتَكُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُ ٱللَّهِ أَوْ أَتَتْكُمُ ٱلسَّاعَةُ أَغَيْرَ ٱللَّهِ تَدْعُونَ

"Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde sağır ve dilsizdirler… De ki: 'Size Allah'ın azabı gelse ya da kıyamet gelse, Allah'tan başkasını mı çağırırsınız?'"

صُمٌّ وَبُكْمٌBakara 2/18 ve Enfâl 8/22'de aynı ikili işlendi.

بَلْ إِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ إِلَيْهِ إِن شَآءَ وَتَنسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ (41) — "hayır, yalnız O'nu çağırırsınız; dilerse çağırdığınız sıkıntıyı giderir ve ortak koştuklarınızı unutursunuz."

Bu, dizinde birçok yerde işlenen "tehlikede ihlâs" hattının bir halkasıdır: Ankebût 29/65, Lokmân 31/32, Yûnus 10/22-23. Oraya dayanıyorum.

En'âm'ın eklediği kaydedilmelidir: ötekilerde sahne denizde kuruluyordu; burada tehlikenin cinsi belirtilmiyor (azâbullâh ya da es-sâa) — ve fiil geniş zamanla, yani süregelen bir davranış olarak veriliyor.

Ve tensevne mâ tüşrikûn — "ortak koştuklarınızı unutursunuz." Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: ayet, terk etmekten değil unutmaktan söz ediyor — yani bilinçli bir vazgeçiş bile değil.


En'âm sûresinin tamamı