قُل لَّآ أَقُولُ لَكُمْ عِندِى خَزَآئِنُ ٱللَّهِ وَلَآ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ وَلَآ أَقُولُ لَكُمْ إِنِّى مَلَكٌ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ
"De ki: 'Size, Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum; gaybı da bilmem; size melek olduğumu da söylemiyorum. Ben ancak bana vahyedilene uyarım.'"
| Reddedilen | Furkān'daki talep |
|---|---|
| İndî hazâinullâh | Lev lâ ülkıye ileyhi kenzün (25/8) |
| A'lemü'l-ğayb | — |
| İnnî melek | Lev lâ ünzile ileyhi melekün (25/7) |
İki sûre karşılaştırıldığında görülen şudur ve bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: Furkān'da bu şeyler istenmişti; En'âm'da hiç iddia edilmediği söyleniyor. Yani cevap, talebi karşılamak yerine iddianın hiç kurulmadığını bildiriyor.
إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ — Ahkāf 46/9 ve Yûnus 10/15'te aynı cümle işlendi. Oraya dayanıyorum.