Tafsir LabUsulGitHubEnglish

A'râf 180-181. ayetler

Kur'an · 7. sûre: A'râf · 180-181. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

7/180-181

وَلِلَّهِ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ فَٱدْعُوهُ بِهَا وَذَرُوا۟ ٱلَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِىٓ أَسْمَٰٓئِهِۦ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Ve lillâhi'l-esmâü'l-hüsnâ fed'ûhu bihâ, ve zerü'llezîne yülhıdûne fî esmâih, seyüczevne mâ kânû ya'melûn · Ve mimmen halaknâ ümmetün yehdûne bi'l-hakkı ve bihî ya'dilûn

"En güzel isimler Allah'ındır; O'na onlarla dua edin. O'nun isimleri konusunda eğriliğe sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının karşılığını göreceklerdir. · Yarattıklarımızdan, hak ile yol gösteren ve onunla adaleti yerine getiren bir topluluk vardır."

ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ

Terkip Haşr 59/24'te işlendi ve Tâhâ 20/8'de tekrar anıldı. Oraya dayanıyorum. Orada kaydedilenlerin özeti:

Lehû öne alınmıştır ve Arapçada haberin öne geçmesi hasr (sınırlama) bildirir — "en güzel isimler yalnız O'nundur". Ve hüsnâ, ahsen'in müennes ism-i tafdîl hâlidir: "güzel isimler" değil, "en güzel isimler".

Ve Tâhâ 20/8'de sayılmıştı: terkip Kur'an'da dört yerde geçerA'râf 7/180, İsrâ 17/110, Tâhâ 20/8, Haşr 59/24. Bu ayet, o dördün biridir.

Buraya ait olan iki şey vardır.

Bir — A'râf, dört geçiş içinde tek emir taşıyandır.

YerCümlenin türü
Haşr 59/24Haber — sûrenin kapanışı
Tâhâ 20/8Haber — giriş bloğunu kapatan cümle
İsrâ 17/110Gerekçeeyyen mâ ted'û fe-lehü'l-esmâü'l-hüsnâ
A'râf 7/180Emirfed'ûhu bihâ

Bu, sayılabilir bir veridir ve dört ayetin kuruluşundan okunur.

İki — İsrâ 17/110 ile A'râf 7/180 arasındaki ilişki kaydedilmelidir. İsrâ'de kaydedilmişti ve oraya dayanıyorum:

İsrâ'da bir tartışma kapatılıyoreyyen mâ ted'û fe-lehü'l-esmâü'l-hüsnâ: ayet iki ismi eşitlemiyor, ikisinin de aynı yere gittiğini söylüyor. Ve gerekçe geniş tutulmuş: isim iki tane değil, çok.

A'râf'ta ise aynı cümle bir tartışma kapatmıyor; bir kullanım emri veriyor: fed'ûhu bihâ — "O'na onlarla dua edin".

Ve emrin sûredeki yeri kaydedilmelidir: sûre elli beşinci ve elli altıncı ayetlerde dua emri vermişti (üd'û rabbeküm tedarruan ve hufyeten; ved'ûhu havfen ve tamaâ). Yüz sekseninci ayet üçüncü dua emridir ve bu kez neyle dua edileceğini söylüyor.

AyetEmirNeyi belirliyor
55Üd'û rabbeküm tedarruan ve hufyetenTavır ve ses
56Ved'ûhu havfen ve tamaâİç hâl
180Fed'ûhu bihâHangi isimlerle

Üç emir, üç ayrı belirleme. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir örgüdür ve bunu bir gözlem olarak kaydediyorum.

يُلْحِدُونَ فِىٓ أَسْمَٰٓئِهِۦ

ل-ح-د kökü: bir yandan sapmak, doğrudan ayrılıp yana kaymak. Ve lahd (mezarın yan tarafına oyulan çukur) aynı köktendirkökün resmi: düz gitmeyip yana açılmak.

Bir kıraat farkı nakledilir: yülhıdûne (IV. bâb) ve yelhadûne (I. bâb). Anlam bakımından fark küçüktür.

Ve edatı kaydedilmelidir: sapma isimlerin içinde oluyor. Yani isimler terk edilmiyor; isimlerin kullanımında bir kayma bildiriliyor.

Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum ve dayanağı edattır. Bu, sûrenin yetmiş birinci ayetiyle bağlanıyor: orada Hûd, karşı tarafın elindekini esmâin semmeytümûhâ entüm ve âbâüküm diye adlandırmıştı. Aynı kelime (esmâ), iki ayrı yönde: biri konan adlar, öteki verilen adlar.

Ve zerû emri kaydedilmelidir: ve zerû'llezîne yülhıdûne fî esmâih — "bırakın onları". Emir bir tartışma emri değil, bir çekilme emridir. Ve bu, sûrenin yüz doksan dokuzuncu ayetindeki ve a'rıd ani'l-câhilîn emriyle aynı çizgidedir.

7/181 — sûrenin genişleyen cümlesi

Bu ayet, yüz elli dokuzuncu ayetin birebir aynısıdır; tek fark, cümlenin bağlandığı kümededir. Yapı bölümünde tablolanmıştı ve 159. ayet bahsinde işlendi. Tekrarlamıyorum.

Buraya ait olan tek şey, ayetin bu bloktaki yeridir ve bunu kendi okumam olarak kaydediyorum, bağlayıcı değildir; dayanağı iki ayetin sırasıdır: yüz sekseninci ayet isimlerde eğriliğe sapanları anıyor; yüz seksen birinci ayet hemen ardından hak ile yol gösteren bir topluluğu anıyor. Sûre, olumsuz bir tespitin yanına her seferinde bir bölme kaydı koyuyor. Ve bu, sûre boyunca dört kez yapılmıştır (159, 162, 168, 181).


Bu bölümde çözümlenen kökler

ل-ح-د

A'râf sûresinin tamamı