وَلَيَالٍ عَشْرٍ
Bir önceki ayette kelime belirliydi: el-fecr. Bu ayette belirsiz (nekre): leyâlin — "geceler", "bir on gece". Ayet el-leyâli'l-aşr demiyor.
Arapçada nekrelik iki iş yapar: ya belirsizlik bildirir (hangisi olduğu söylenmiyor) ya da tazim (öyle bir on gece ki). Klasik kaynaklarda burada ikincisi de savunulur.
Ama hangisi olursa olsun sonuç aynıdır: metin hangi on gece olduğunu söylemiyor. Ve müfessirlerin ayrılmasının sebebi budur — bir boşluğu doldurmaya çalışıyorlar.
Bunu bir kusur gibi okumamak gerekir. İhtilafın varlığı, metnin bir özelliğidir. Kur'an bir zamanı belirlemek isteseydi belirlerdi; Kadir gecesini anarken adını koyduğu gibi, Ramazan'ı anarken adını koyduğu gibi. Burada koymamış. O halde yorumcunun işi, boşluğu kapatmak değil, boşluğun ne işe yaradığını sormaktır.
Boşluğun ürettiği etki şudur: yemin, belirli bir takvim gününe değil, sayılmış bir zaman dilimine yapılmış oluyor. On gece — başı ve sonu olan, sayılabilir bir süre.
Yine de nakledilen görüşleri kaydetmek gerekir; çünkü bunlar tefsir tarihinde ciddi biçimde savunulmuştur ve hiçbiri keyfî değildir.
| Görüş | Dayanağı | Zayıf yönü |
|---|---|---|
| Zilhicce'nin ilk on gecesi | En yaygın görüş. Hac ibadetlerinin bu günlerde olması; Hac 22/28'de "belirli günlerde Allah'ın adını anmaları" (eyyâmin ma'lûmât) ifadesinin bu günlere yorulması; bir sonraki ayetin (çift ve tek) hac günlerine bağlanabilmesi | Metinde hacca dair bir kayıt yok; bağ dışarıdan kuruluyor |
| Ramazan'ın son on gecesi | Kadir gecesinin bu on içinde aranması; gecelerin ibadetle geçirilmesi | "On gece" ifadesi Ramazan'ın son onu için Kur'an'da başka bir yerde kullanılmıyor |
| Muharrem'in ilk on gecesi | Yılın açılışı; bu günlere atfedilen değer | Kaynaklarda en az taraftar bulan görüş; delili en zayıf olanı |
| Belirsiz — genel | Metin belirlemiyor; nekrelik kasıtlı | Yeminin somutluğunu azalttığı söylenebilir |
Birinci görüş yaygındır, ama bunu bir tercih olarak dayatmıyorum. Sûrenin işleyişi hiçbir görüşe bağlı değildir: hangi on gece olursa olsun, yeminin metin içindeki işi değişmiyor. Bu, ihtilafı kaydedip büyütmemenin gerektiği yerlerden biridir.
Leyâlin müennes (dişil) çoğuldur ve sayı sıfatı عَشْر biçiminde, tâ'sız gelmiştir. Arapçada 3-10 arası sayılarda sayı ile sayılan arasında ters uyum vardır: sayılan müennes ise sayı müzekker (tâ'sız), sayılan müzekker ise sayı müennes (tâ'lı) olur. Burada sayılan leyâlî müennes olduğu için sayı aşr — tâ'sız. Kural işliyor.
Küçük bir ayrıntı gibi görünür; ama fasılayı da belirliyor: aşrin, bir önceki ayetin fecri ve sonrakinin vetri ile aynı sesle bitiyor. Kelimenin bu biçimde gelmesi hem gramerin hem sesin gereği.