وَإِن نَّكَثُوٓا۟ أَيْمَٰنَهُم مِّنۢ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا۟ فِى دِينِكُمْ فَقَٰتِلُوٓا۟ أَئِمَّةَ ٱلْكُفْرِ
Ve in nekesû eymânehüm min ba'di ahdihim ve taanû fî dîniküm fe-kātilû eimmete'l-küfr; innehüm lâ eymâne lehüm lealllehüm yentehûn
"Antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur; belki vazgeçerler."
| Şart | Lafız | Anlamı |
|---|---|---|
| 1 | نَّكَثُوٓا۟ أَيْمَٰنَهُم مِّنۢ بَعْدِ عَهْدِهِمْ | Yeminlerini, antlaşmadan sonra bozdular |
| 2 | وَطَعَنُوا۟ فِى دِينِكُمْ | Dininize dil uzattılar |
ن-ك-ث kökü: eğrilmiş bir ipi geri açmak, sökmek. Kök Fetih 48/10'da ayrıntılı işlendi ve orada kaydedilmişti: "nikth, çözülmüş yün ya da kıl için kullanılır: eğrilmiş, sonra sökülmüş. Söz vermek bir ip eğirmektir; sözü bozmak eğrilmiş ipi geri sökmektir." Oraya dayanıyorum ve tekrarlamıyorum.
| Yer | Kim bozuyor | Sonuç |
|---|---|---|
| Fetih 48/10 | Fe-men nekese fe-innemâ yenküsü alâ nefsih | Bozanın kendi aleyhine |
| Tevbe 9/12 | Ve in nekesû eymânehüm | Savaş şartı |
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: aynı fiil, biri kendi safındaki bir biat için, öteki karşı taraftaki bir antlaşma için kullanılıyor — ve iki ayette de sonucun sebebi, fiilin kendisi.
Kökün somut anlamı: mızrakla saplamak, delmek. Ta'n — süngü darbesi. Buradan mecazen dil ile yaralamak, ayıplamak, karalamak.
Bunu bir dil gözlemi olarak kaydediyorum: ayet, sözle yapılan saldırıyı bir delme fiiliyle adlandırıyor. Kökün somut hâli, mecazın ağırlığını taşıyor.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı kelimenin kendisidir: hedef, bir topluluğun tamamı olarak değil, öne düşen ve yönlendiren konum olarak adlandırılıyor. Kelimenin seçimi bir daraltmadır.
Ve bunu bir fıkhî hüküm olarak değil, bir dil kaydı olarak veriyorum. Ayetin bu ifadesinin kapsamı klasik tefsirlerde tartışılmıştır; tartışmaya girmiyor, hüküm vermiyorum.
Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: ayetin sonuna konan gaye, yok etmek değil durdurmak. Ve lealle edatı umut bildirir — kesinlik değil.