قَالُوا۟ يَٰٓأَبَانَا مَا لَكَ لَا تَأْمَ۫نَّا عَلَىٰ يُوسُفَ وَإِنَّا لَهُۥ لَنَٰصِحُونَ · أَرْسِلْهُ مَعَنَا غَدًا يَرْتَعْ وَيَلْعَبْ
Kālû yâ ebânâ mâ leke lâ te'mennâ alâ Yûsufe ve innâ lehû le-nâsıhûn · Ersilhü meanâ ğaden yerta' ve yel'ab ve innâ lehû le-hâfizûn · Kāle innî le-yahzününî en tezhebû bihî ve ehâfü en ye'külehü'z-zi'bü ve entüm anhü ğâfilûn · Kālû le-in ekelehü'z-zi'bü ve nahnü usbetün innâ izen le-hâsirûn
"Dediler ki: 'Babamız! Yûsuf konusunda bize neden güvenmiyorsun? Oysa biz onun iyiliğini isteyenleriz. Yarın onu bizimle gönder de gezsin oynasın; biz onu mutlaka koruruz.' Dedi ki: 'Onu götürmeniz beni üzer; siz ondan habersizken onu kurdun yemesinden korkarım.' 'Biz bir topluluk iken onu kurt yerse, o zaman biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz' dediler."
Sahne yalnız konuşmayla yürüyor ve dört ayette dört ayrı hamle var. Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum ve dayanağı ayetlerin sırasıdır:
| Ayet | Hamle | Kim |
|---|---|---|
| 11 | Sitem — "neden güvenmiyorsun?" | Kardeşler |
| 12 | Talep + teminat — "gönder; koruruz" | Kardeşler |
| 13 | İki gerekçe — üzülürüm, korkarım | Baba |
| 14 | Gerekçenin çürütülmesi — "biz bir topluluk iken" | Kardeşler |
Ve dikkat çekicidir: babanın verdiği iki gerekçeden yalnız biri cevaplanıyor. Baba "üzülürüm" ve "kurt yer diye korkarım" dedi; kardeşler yalnız kurdu cevapladı. Üzüntü cevapsız kaldı. Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum; dayanağı, 13 ve 14. ayetlerin karşılaştırılmasıdır.
Fiil lâ te'menünâdır ve mushaf imlâsında iki nûn birleşerek yazılmıştır. Bu kelimenin okunuşunda kıraat imamları arasında fark vardır — işmâm ve ihtilâs denen iki söyleyiş nakledilir. Fark söyleyiştedir, anlamı değiştirmez; bu yüzden ayrıntısına girmiyorum.
Kök أ-م-ن. Ve kelimenin sûre içindeki dönüşü kaydedilmelidir: aynı kök, 64. ayette babanın ağzında geri gelecek: hel âmenüküm aleyhi illâ kemâ emintüküm alâ ehîhi min kabl — "Bunu size, daha önce kardeşini emanet ettiğim gibi mi emanet edeyim?"
| Ayet | İfade | Kim söylüyor |
|---|---|---|
| 11 | Mâ leke lâ te'mennâ | Kardeşler — "neden güvenmiyorsun?" |
| 64 | Hel âmenüküm … illâ kemâ emintüküm | Baba — aynı kökle cevap, yıllar sonra |
ر-ت-ع kökü: hayvanın otlakta serbestçe otlaması; buradan bolluk içinde gezip dolaşmak. ل-ع-ب: oynamak.
Ve teklifin içeriği kaydedilmeye değer: bir iş değil — gezme ve oyun. Bunu bir gözlem olarak veriyorum: davet, en zararsız görünen şeyle yapılıyor.
Ve kaydedilmeye değer bir ayrıntı var: kurdu ilk anan babadır (13). Kardeşler bahaneyi sonra kullanacak (17). Yani mazeret, korkuyu dile getirenden ödünç alınıyor. Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum; dayanağı 13. ve 17. ayetlerin sırasıdır.