Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Kehf 19-21. ayetler

Kur'an · 18. sûre: Kehf · 19-21. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

18/19-21

وَكَذَٰلِكَ بَعَثْنَٰهُمْ لِيَتَسَآءَلُوا۟ بَيْنَهُمْ قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْ قَالُوا۟ لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ … فَٱبْعَثُوٓا۟ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمْ هَٰذِهِۦ إِلَى ٱلْمَدِينَةِ فَلْيَنظُرْ أَيُّهَآ أَزْكَىٰ طَعَامًا فَلْيَأْتِكُم بِرِزْقٍ مِّنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ

"Onları böylece uyandırdık ki birbirlerine sorsunlar. İçlerinden biri: 'Ne kadar kaldınız?' dedi. 'Bir gün ya da günün bir kısmı kadar' dediler… 'Şu gümüş paranızla birinizi şehre gönderin; hangi yemeğin daha temiz olduğuna baksın ve size ondan bir rızık getirsin. Çok da nazik davransın.'"

لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍMü'minûn 23/113'te (lebisnâ yevmen ev ba'da yevm) ve Ahkāf 46/35'te (sâaten min nehâr) aynı ölçü işlendi. Üç yerde de uzun süre, kısa sanılıyor.

Ve buradaki fark kaydedilmelidir: ötekiler âhirette söyleniyor; bu, dünyada söyleniyor — ve söyleyenler haklı olarak yanılıyor, çünkü uyanmışlar. Yani sûre, sürenin yanlış tahmin edilmesini bir kusur olarak değil, insanın ölçü aracının sınırı olarak gösteriyor. Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum.

وَلْيَتَلَطَّفْ — "çok nazik davransın."

ل-ط-ف kökü: incelik, yumuşaklık; gizlice ve dikkatle davranmak. Kelime Lokmân 31/16'da (latîf) işlendi.

Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: kıssanın en ayrıntılı emri, en küçük konuda geliyor — alışveriş yaparken dikkatli olmak. Ve sebebi bir sonraki cümlede: ve lâ yüş'ıranne biküm ehadâ — kimseye sizi sezdirmesin.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ل-ط-ف

Kehf sûresinin tamamı