Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Mü'minûn 30. ayet

Kur'an · 23. sûre: Mü'minûn · 30. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

23/30

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ وَإِن كُنَّا لَمُبْتَلِينَ

İnne fî zâlike le-âyâtin ve in künnâ le-mübtelîn

"Bunda elbette âyetler vardır. Ve biz elbette sınayanlarız."

لَءَايَٰتٍ — çoğul

Dizim kaydedilmelidir: âyât çoğuldur. Kur'an'da bu kalıp çoğunlukla tekil gelir (inne fî zâlike le-âyeten). Burada çoğul geliyor.

Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: anlatılan kıssa tek bir olay değil — davet, itiraz, gemi, kurtuluş, boğulma. Çoğul, kıssanın basamak sayısına uyuyor.

وَإِن كُنَّا لَمُبْتَلِينَ

Dizim üzerinde dilciler durur: in burada muhaffefe mine's-sakīledir (aslı inne), ve lâm onu ayırt eden fârika lâmıdır. Yani cümle olumsuz değil, pekiştirmelidir: "biz elbette sınayanlarız."

ب-ل-و / ب-ل-ي kökü: denemek, sınamak; ve eskitmek, yıpratmak. İbtilâ — sınama. Kök Mülk 67/2'de (li-yeblüveküm eyyüküm ahsenü amelâ) ve Ankebût 29/2-3'te işlendi. Tekrarlamıyorum.

Ve cümlenin yeri kaydedilmelidir: kıssanın kapanışında sınama kelimesi geliyor. Yani anlatılan olay, bir helâk haberi olarak değil, bir sınama örneği olarak mühürleniyor.

Bunu kendi okumam olarak veriyorum, dayanağı cümlenin bu konumudur. Ve Furkān 25/20'de (ve cealnâ ba'daküm li-ba'dın fitneten e-tasbirûn) aynı çerçeve işlenmişti — orada sınamanın insanlar eliyle geldiği kaydedilmişti. Oraya dayanıyorum.


Mü'minûn sûresinin tamamı