Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Ankebût 64. ayet

Kur'an · 29. sûre: Ankebût · 64. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

29/64

وَمَا هَٰذِهِ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌ وَإِنَّ ٱلدَّارَ ٱلْـَٔاخِرَةَ لَهِىَ ٱلْحَيَوَانُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

"Bu dünya hayatı, ancak bir oyalanma ve oyundur. Âhiret yurdu ise, işte asıl hayat odur — keşke bilselerdi."

ٱلْحَيَوَان

Kelime kaydedilmeye değer: el-hayevân, kök ح-ي-ي.

Dilciler bu kalıbın mübalağa ve tam olma bildirdiğini kaydeder: "hayatın kendisi, canlılığın en dolu hâli". Kelime Kur'an'da yalnız burada geçer.

Ve dizim kaydedilmelidir: ve inne'd-dâre'l-âhirate le-hiye el-hayevânfasıl zamiri (hiye) ile tekit. Yani "âhiret yurdunda hayat vardır" değil: "asıl hayat odur."

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: cümle bir karşılaştırma yapmıyor — tanımı yeniden koyuyor. Dünya hayatı hayat kelimesiyle anılıyor (el-hayâtü'd-dünyâ), ama asıl hayat başka bir kelimeye veriliyor.

لَهْوٌ وَلَعِبٌل-ه-و kökü Lokmân 31/6'da (lehve'l-hadîs) ve Hadîd'de işlendi. Tekrarlamıyorum.


Ankebût sûresinin tamamı