يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ هَلْ مِنْ خَٰلِقٍ غَيْرُ ٱللَّهِ يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ
"Ey insanlar! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Allah'tan başka, sizi gökten ve yerden rızıklandıran bir yaratıcı var mı?"
Hitap kaydedilmelidir: yâ eyyühe'n-nâs — sûrede bu hitap üç kez geçecek (3, 5, 15). Yani sûre, muhatabını inanan-inanmayan diye ayırmadan çağırıyor.
Sorunun kuruluşu dikkat çekicidir: hel min hâlikın ğayrullâhi yerzükuküm — yaratıcılık, rızık verme fiiliyle birlikte soruluyor.
Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: ayet soyut bir yaratıcılık tartışması açmıyor. Sorduğu şey, sürüp giden bir işin kim tarafından yürütüldüğüdür. Yaratma bir kerelik bir olay olarak değil, devam eden bir besleme olarak anılıyor.