ٱللَّهُ يَتَوَفَّى ٱلْأَنفُسَ حِينَ مَوْتِهَا وَٱلَّتِى لَمْ تَمُتْ فِى مَنَامِهَا فَيُمْسِكُ ٱلَّتِى قَضَىٰ عَلَيْهَا ٱلْمَوْتَ وَيُرْسِلُ ٱلْأُخْرَىٰٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى
"Allah, ölüm vakti gelen canları alır; ölmeyeni de uykusunda. Sonra hakkında ölüm hükmü verdiğini tutar, ötekini belirli bir süreye kadar salıverir."
Ayet iki hâli tek fiille anlatıyor: yeteveffâ — kök و-ف-ي, "tam olarak almak, eksiksiz teslim almak".
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: ayet, her gece yaşanan bir şeyi (uyku) ölümle aynı kategoriye koyarak delili günlük hayata indiriyor. İnsan her gece bilinçsiz kalıyor ve geri dönüyor; dönüşün kendisi bir izin olarak anlatılıyor.
أَجَلٍ مُّسَمًّى — "adı konmuş süre". Ahkāf 46/3'te aynı terkip işlendi (evrenin süresi için) — burada aynı ifade tek bir insan için kullanılıyor.