قُلْ إِنِّى نُهِيتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَمَّا جَآءَنِىَ ٱلْبَيِّنَٰتُ مِن رَّبِّى
"De ki: 'Bana, Rabbimden apaçık deliller geldiğinde, sizin Allah'tan başka yalvardıklarınıza kulluk etmem yasaklandı.'"
Bu, sûrenin ölçüsüyle tam örtüşüyor: otuz beşinci ayette tartışanlar bi-ğayri sultânin (dayanaksız) diye nitelenmişti. Burada konuşan taraf kendi dayanağını söylüyor.
نُهِيتُ — meçhul: "yasaklandım". Fiil kendisine ait değil. Ahkāf 46/9'da (in ettebiu illâ mâ yûhâ ileyy) işlenen çizginin aynısı: kaynağın kendinde olmaması.