Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Rahmân 39. ayet

Kur'an · 55. sûre: Rahmân · 39. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

55/39

فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ

Fe-yevmeizin lâ yüs'elü an zenbihî insün ve lâ cânn

"O gün ne insana ne de cinne günahı sorulur."

Bir mesele: "o gün sorulmayacak mı?"

Bu ayet, Kur'an'ın başka ayetleriyle çelişiyor gibi görünür ve mesele klasik dönemden beri tartışılmıştır.

Çünkü Kur'an açıkça sorulacağını da söyler:

"Rabbine andolsun ki onların hepsine, yapmakta olduklarından soracağız." (Hicr 15/92-93)

Ve bu ayetle aynı yönde bir başka ayet daha vardır:

"Suçlulara günahları sorulmaz." (Kasas 28/78)

Verilen izahlar:

İzahNe diyor
İki ayrı soru türüSorulmayan bilgi edinme sorusudur (kim ne yaptı), sorulan ise azarlama ve hesap sorusudur. Birincisine gerek yok, çünkü zaten bilinmektedir
Günün iki ayrı vaktiO günün uzun safhaları vardır; bir safhada sorulur, bir safhada sorulmaz
Sorulmaması, tanınmalarındandırBir sonraki ayet bunu söylüyor: "Suçlular simalarından tanınır." Tanınan birine kimliği sorulmaz

Üçüncü izah, dizim bakımından en güçlü olanıdır ve metnin kendisinden çıkar: otuz dokuzuncu ayet "sorulmaz" der, kırk birinci ayet "simalarından tanınır" der. İkisi arka arkaya gelen iki nakaratla ayrılmış olsa da aynı sahnenin parçalarıdır.

Bu tefsirde eğilim üçüncü izahtan yanadır ve bağlayıcı değildir. Birinci izah da klasik kaynaklarda yaygındır ve elenmez.

Mürselât ile bir karşılaştırma

Mürselât bölümünde çok benzer bir mesele işlenmişti ve orada verilen izahlar burada da hatırlanmaya değer. Orada ayet şöyleydi: "Bu, konuşamayacakları gündür; kendilerine izin verilmez ki mazeret sunsunlar" (77/35-36).

İki ayetin yaptığı iş aynı değildir ve fark önemlidir:

Mürselât 77/35-36Rahmân 55/39
Ne engelleniyorOnların konuşmasıOnlara sorulması
Kim susuyorSuçluSoran taraf
Sebebiİzin verilmemesiSoruya gerek kalmaması

Mürselât'ta suçlu konuşamıyor. Rahmân'da suçluya sorulmuyor.

Ve ikisi birlikte okunduğunda ortaya bir sessizlik çıkıyor: bir tarafta cevap verilmesine izin yok, öbür tarafta soru sorulmasına gerek yok.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum. İki ayetin lafızları metindedir.

إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ — nekre gelmesi

İki kelime de nekredir: insün, cânnün — "bir insan", "bir cin". Belirlilik takısı yok.

Ve nefiy ile birlikte gelen nekre, Arapçada kapsayıcılık bildirir: "hiçbir insana ve hiçbir cinne."

Yani hüküm istisnasızdır.

Ve sıralamaya dikkat: burada insan önce. Otuz üçüncü ayette cin önceydi. Sûre sıralamayı sabitlemiyor.


Rahmân sûresinin tamamı