قُل لِّمَن مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُل لِّلَّهِ كَتَبَ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ
"De ki: 'Göklerde ve yerde olanlar kimindir?' De ki: 'Allah'ındır. O, rahmeti kendi üzerine yazmıştır.'"
Cümlenin kuruluşu kaydedilmelidir: ketebe alâ nefsih — Arapçada bu terkip kişinin kendi üzerine bir yükümlülük alması için kullanılır.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: ayet, rahmeti bir sıfat olarak bildirmiyor — kendi üzerine yazılmış bir kayıt olarak veriyor. Ve aynı ifade bu sûrenin 54. ayetinde bir kez daha geçecek: ketebe rabbüküm alâ nefsihi'r-rahme. İki geçiş, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır.
Ve Ğâfir (Mü'min) 40/7'de meleklerin duası (rabbenâ vesı'te külle şey'in rahmeten ve ilmâ) işlendi ve orada rahmetin ilimden önce anılması kaydedilmişti. İki sûre aynı önceliği kuruyor.